Sade Ve Derin Bir Ödül

Cuma, Mayıs 4 7 Yorum
Bloğunu  takip etmeye yeni başladığım Sade ve Derin, tanışmamızın anısına Versatile Blogger Ödülü verdiğini yazdı bi yazımın yorumuna. Bu mim, ödül vesair nasıl verilir, nasıl alınır bilmediğimden pek anlayamadım da sonra jeton dşüverdi. İlk okuduğumda içimden 'teşekkürler' ve hemen akabinde 'ee nolcak simdi, noldu ki' dedim de sonradan anlayıverdim. Velhasıl, şimdi yazıldığı üzere;

1- 11 arkadaşıma bunu vermem gerekiyormuş. Ben 11'i, 8'le çarpıp 88 kişiye takdim ediyorum (Followers sayısı + eşim = 88 ). Okuyan her arkadaşım buyursun lütfen.
2- Bloglarına gidip haber vermek gerekiyormuş ama ben sahneye davet ediyorum. Öyle de olur her halde, umarım.... 2 minik korsanla, herkesi bir çırpıda ziyaret edip, not bırakmak biraz hayal. Haftada bir arkadaşıma gidemiyorum, mazur görülür herhalde... 
3- Kendimizle ilgili 7 gerçek paylaşıyormuşuz. Pekala ilk aklıma gelenleri yazayım o zaman;
* 2 tane dünya tatlısı emanetlerimiz var, çok şükür. Benim gönlüm dörtten yana. Herkesin 2 kız, 2 erkek çocuğu olsa keşke. Neyse, sağlıklı, hayırlı olsunlar da sayısı önemli değil. Rabbim olmayanlara da hayırla nasib etsin.  
* Soğanları pembeleşene kadar kavurun diye başlayan tarifleri sevmiyorum, çünkü bizim soğanlar pembeleşmeden kararıyor hatta soğanarın pembeleşmesi ne demek, mantıksız geliyor bana, kesin olarak bilemiyorum, maalesef...
* Alaska'yı sevmiyorum zannedenler aslında yanılıyor. Sedece şartlara aşina olmadığımdan fazla konuştum vaktinde. Zaman, çok çabuk değiştiriyor her şeyi. Benim zihnimdeki Anchorage değişti ama etrafımda olmayan etrafımdakilerin zihninde değiştirememek beni üzüyor, kendimi özür borçlu hissediyorum bu şehre karşı.
*  Epeydir hatırıma gelmeen bir hayalim vardı, onu hatırladım şimdi. Çok yönlü bir kadın enstitüsü kurmak istiyorum bi gün. İnşaasından, müfredatının kabataslak planına kadar zihnimde. ama ismine hala karar veremedim. Neyse ki bu gidişte zamanım var gibi görünüyor, çok kasmıyorum kendimi... 
* Önceden nerede macera veya macera ihtimali olsa, atllardım; şimdi olur da ayı çıkarsa diye balık tutmaya ormana gitmeye çekiniyorum. İmanımın zayıflığından mı, çocuklarımın etkisiyle mi böyle dşünüyorum, kestiremedim. 
* Kilomdan memnun değilim. Buna rağmen şimdiye kadar hiç diyet yapmadım. Ama bi gün, tabir yerindeyse, çok pis bi diyet yapıcam, ya da sorunu kökten çözecek bi şey bulacağım inş., şuraya da yazıyorum...
* Estetiğe önem veririm ama problem etmem. Peygamber Efendimiz'in (sas) göze hoş görünmeyen bir kabrin toprağını eliyle düzenlemesi hadisesini referans aldığım için de bunun takıntı olduğunu söyleyene aldırış etmem. 
* aaaa 7 tane olmuş bile, tam da açılmaya başlamıştım... 
4- Takip listeme aldıktan sonra dakika farkıyla bana hoşgeldin yorumu bırakıp, bu ilk ödül veya mim blog literatüründe adı her ne ise, işte onu veren deeptone'a teşekkür ediyorum. Hoşmuş ;)
5- Bi de logoyu yayınlamam gerekiyormuş, buyrun, bu da ödülün logosu.  


Vatana, millete, dünyaya hayırlı olsun... 
Sevgiler, Hürmetler ...   


7 Yorum:

  • Ahu dedi ki...

    Sade ve derin bir ödül başlığı da süper olmuş ama :) O iki dünya tatlısını öp benim için olur mu :)

  • deeptone dedi ki...

    son yazımı okusana.
    :)

    hatta sen de yaz blogunda.
    :)

  • Demlikalem dedi ki...

    Tesekkurler Ahucum, sen de senin dunya tatlisi prensesini iki kere op bizim icin :) Sevgiler..

  • Demlikalem dedi ki...

    Okudum, benim basim donuyor bu genclerin islerine yetisemiyorum ya hu...
    Ayriyeten tesekkur ederim tekrar :)

  • PeNeLoPe dedi ki...

    O "çok pis diyeti" ben de bir gün yapıcam, ama dur bakalım ne zaman :)
    Kadın enstitüsü harika fikir, sanatsal alanda mı ?

  • Demlikalem dedi ki...

    :)Gelecek zaman :)
    Canim, her alanda. Hanimlarin olmadigi alan mi var :)

  • servis dedi ki...

    Paylaşımlarınızı beğenerek takip etmekteyim . İzmir ucak biletleri olarak paylaşımlarınızın devamını bekleriz .

Yorum Gönder

 

©Copyright 2011 Demlikalem | ...