KIRMIZI DEDİM DE...

Pazar, Mayıs 27 12 Yorum

Kırmızıyı pek severim. Daha gençken de severdim bu rengi ama bu kadar değil. Annem kırmızıyı çok sever bizde. Biz bir şey alacağımız zaman, "Aaaa, kırmızısını al bak, çok yakıştı" diyerek mutlaka telkinde bulunur, ya da eğer hazırlanıyorsak bir yere gitmek için, kırmızı bir şey elinde "ay nooolur bunu giy bak, hatırım için, harika bu" diye başlayan polemiklere girerdik o peşimizde. Tabi daha da gençken olurdu bunlar diyeceğim ama yoo 30 yaşındayım hala öyle söyler bize webcam'den bile. Üç kuruş fazla olsun ama kırmızı olsun misali... Ne zaman anneliğimi düşünsem hoop kayıyor yıllar da ben küçük bir çocuk, bir genç kız, bir anne oluyorum annemin dizi dibinde. Annemi düşünüyor buluyorum kendimi.
Buğulanıyor hemencik anılar da eğer Meral sorarsa "sen neden ağladın anne" diye, duygulandım biraz annecim, diyorum. Kızım bana sarılıyor, yaşımı siliyor, tekrar tekrar bakıyor, yine sarılıyor. İşte o zaman, fırtınalar kopsa da içimde  susturuyorum gözlerimi. Haruncuk da sadece numaradan ağlıyormuş gibi yapıp yüzünü ekşitiyor, yumuluyor kucağıma. Gülesim geliyor onun o tavrına. Henüz bir şeyden haberi yok, anlamıyor diye düşünüyorum ama belki de hata ediyorum... Velhasıl niye bu konuyu açtım ki şimdi durduk yere bilmem... Kırmızı fincanımda çayımı yudumluyordum, bir kıyafet sitesini geziyordum, bir de İlhan İrem dinliyordum. Ne olduysa o anda oldu tabi ya... Hep bir ümit uğruna yaşıyoruz hepimiz, mutluluğun ardından koşuyoruz hepimiz... He ya, ben bu ülkede, batının kuzeyindeyim. Kardeşim başka bir ülkede, doğunun göbeğinde, e hani biz komşu olacaktık da hafta sonlarını paylaşıp çocukları sinemaya, gezmeye götürecektik... Neyseki  annem evimizde, İstanbulumuz'da yaşıyor. Erkek kardeşim de mezun oluyor bakalım o nerelere kök salacak... Halbuki babam hep derdi ki, -o vakitler bir arsamız vardı, arada gider boş araziye bakar, iki koşar dönerdik- 4 katlı ev yaptırıcam, her katında birimiz, damatlar da iç güveyi tabi... Aradan yıllar geçti, şimdi tek bir apartmanı geçtim, aynı kıtada bile değiliz, ne ben ne kardeşim.. Gerçi dünüyor o İstanbul'a ama ne vakte kadar kalır bilemem. Niye hala kanımız kaynıyor da duramıyoruz durduğumuz yerde bilemiyorum. Hem ağlarım, hem giderim misali bizimki. Anacım da şimdi mübarek bir şehirde... o da yerinde duramayanlardan aslında, biz belki de ondan böyleyiz. İşin garibi, hadi dön İstanbulun'a deseler, üzülür belki bir yanım, ama daha yeni başlamıştık, daha karpuz kesecektik der gibi... Bir kaç ay öncesinde nereye gideceğimizin belirsizliğinde  telaş yaşarken, İstanbul'a benzeyen büyük bir şehre gidersek eğer, şehrin dışında ev tutarız diyordum ısrarla. İstanbul gibi bir şehirde yaşayamam sanki, gül üstüne gül koklayamam yani. Gibisinde olacaksa illa, kendisinde olsun isterim, oylesi ne ala. Nasip işte, küçük bir şehir düştü kısmetimize. Amerika'nın ilk yerleşim yeri imiş hem de. İşte, yine oldu, hüzün gitti de heyecan doldu içime, yeni bir şehir, yine bir başka şehir...  




Bu günler geri gelmez, gider gençliğin... tabi ya işte gençken gidelim, gezelim, görelim, o şehri de yaşayalım, tadına bakalım, gençliğini nerede harcadın diye sual olunduğunda, anlatacak bi şeylerimiz olsun... İşte hep bir ümit uğruna kurduğumuz hayaller, hep bir ümit uğruna oradan oraya göçmeler, tek bir ümit uğruna yollardan birine girip, her virajda zora girince, bu ümidi hatırlamak da yine bu ümit uğruna tam gaz devam edebilmek yola. Dikiz aynasından bakınca da geride kalanlar buğulanır ara ara... Ümidimiz ebediyette olmak birarada...    
Boşver boşver arkadaş başka bulursun, diyor da annenin yerine kimse bulunmuyor diyordum gıyabında kendisine İlham İrem'in. Heh böyle açıldı bu konu. Kırmızı fincanımla çayımı yudumlarken, İlhan İrem dinlerken, kırmızı bir kıyafeti beğenip, "sepete at" butonunu tıklarken gözlerim dolmuştu. Annem pek sever kırmızıyı. Ben de severim, kırmızıyı ve annemi... Umre yolculuğun mübarek olsun Anacım şimdiden... Mübarek olsun yolculuklarımız, yollarımız, yoldaşlarımız...



12 Yorum:

  • siyahkuğu dedi ki...

    Güle güle gidip güle güle gelsin inşALLAH ,ALLAH bizede nasip etsin canım umreyi,Annenize ve size kucak dolusu sevgiler....

  • elifegulistan dedi ki...

    Ben de tam iki gun once bu sarkiyi dinlerken dalip gitmistim. Fark ettim ki dalip gittiklerimiz bile ayniymis. Gurbet insandan cok sey alip goturuyor ama cok sey de kazandiriyor. Cok sukur ki buralarda da kendisine sıkı sıkıya tutunabildigimiz insanlar var.
    Gittiginiz yeni yerlerde de hep yeni guzellikler karsilasin sizi. Ailen kadar olmasa da onlar kadar sicak dostlar edinirsiniz ins. Sevgiyle...

  • Demlikalem dedi ki...

    Amin amin, cok sagolun. Allah hayirli zamanda nasib etsin gitmeyi, kiymetini bilmeyi. Benden de cok selamlar, sevgiler :)

  • Demlikalem dedi ki...

    Amin Elifecim. Burada belki de pek insan icine karisamadigimizdan biraz buruk kaldim :) Onceki yerimizde dostlar akraba sayiliyordu bir nebze ozlemimizi dindiriyorduk birbirimizin. Hayirlisi ... Cok optum canim...

  • ice tea dedi ki...

    hayirla kazasiz belasiz gidip gelebilmeyi nasip etsin rabbim.
    annenize selam ve saygilarimi sunarim. Allah kabul etsin ibadetini simdiden.

  • Demlikalem dedi ki...

    Kirmizi neselidir, canlidir, heyecanlidir. Hayirlara gitsin diyelim :)

  • Demlikalem dedi ki...

    Cok tesekkurler, amin amin. Bizden de selamlar Canada'ya. Siz de hayirla gidip donun insallah. Sevgiler.

  • gunlukcugum dedi ki...

    Ne kadar guzel ifadeleriniz var Hayran kaldim...
    Annenizinde umresi Kabul olsun....bizlerede nasip olur en kisa zamanda...

  • Demlikalem dedi ki...

    Estagfrullah, guzel goren, guzel dusunurmus :) Amin amin, cocuklar 6-7 yaslarina gelsin hayirlisiyla onlarla gitmek istiyorum ben de. Allah size de hayirli bi zmanda nasib etsin. Sevgiler...

  • esradan dedi ki...

    :)))) ayyy sormayın o kırmızı hastalığı bendede fena halde.bi daha başka renk alıcam derim.yine yine kırmızı da takılırımm,emeğinize sağlık hoş bir site

  • Demlikalem dedi ki...

    :) Sizi cok cok iyi anliyorum. Tesekkurler...

Yorum Gönder

 

©Copyright 2011 Demlikalem | ...