"Büyürken Leke İnce İpekte"

Cuma, Şubat 15 13 Yorum
Bir iki yazı öncesinde,
"Üç-beş satıra sığan bu bir kaç aylık zaman gibi bir dünya dolusu hayat, 'geçmiş' etiketiyle raflara kaldırılırken, bütün meşguliyetlere ve zamansızlık bahanesine! rağmen, bi yerlerde, 'yine Bismillah' denilir, bir fincan çay demlenir. Çay demini alırken, kalemler kağıtlara kilitlenir. Her yudumla beraber alemler dile gelir. Pek çoğu kağıda düşmeden, çayın buharıyla uçuverir... Çay biter de kelam bitmezse, okkalı bir Türk kahvesi zamanı gelmiştir, zevkle pişirilir. " 
demiştim. Çayımı hazırladım, geldim yine. Kağıtla kalem buluşunca meşk oluyor da şu klavyenin başına geçince kelimeler peçelerin ardına saklanıyor gibi hissediyor olsam da çoğu zaman, bir kaç satırlık alemde yine kalemimle veya klavyeyle düşünüyordum, düşünüyorum. Kendi kendime konuşmak gibi, Kendisiyle konuşmak gibi, yine çoğu zaman...
Belki satırlarda değil, ama satır aralarında sıklıkla... Çayım hazır, konuşmayı özlüyorum. Hani bilmem ki, olmuştur elbet bir vakitler, bir yerlerde, tadı hala gönüllerde olan, adı üstünde sadre şifa muhabbetler... İşte bu konuşmaları özlüyorum, bu sohbetleri... Benim az kelamla iştirak ettiğim, ziyadesiyle dinlediğim; aklımdan değil sadece, gönlümden geçenlerin de kirini, tozunu arıtıp götüren muhabbetleri özlüyorum. İçimden konuştuğumda da karşılık gelen muhabbetleri... 'Zaman, biraz daha kalsan bizimle' diye dilediğim vakitleri. Hani konuştukça göğün genişlediğini bildiğin zamanlar... ve zamanın tacı olan, içtenlikle tane tane dökülen kelimelerin, seni sarıp sarmaladığı muhabbetler... Sadece özlemekle de kalmıyor, bekliyorum hasretle, ümitle... 



Birkaç  yudum aradan sonra, bu yazıda ne işi olduğunu bilmeden, lakin içime 'cuk' diye oturan dizeler var sırada. "Işıktansız seçilmiyor" cümlesi tam da benim kurabileceğim bir cümle olduğundan, şiirin bu kısmını  kendime yakın hissettiğimden belki de...  "Okudunuz, Bittiğine memnun, Anlamamış" derken belki de benden bahsediyor olabileceğinden sebep... ve dahi "Gördünüz işte yerde, Çürük domatesler gibi ezik, Avuçlarda mıncıklanmış kalbiniz." satırları kendime ayna tutuyormuş gibi geldiğinden sebep...
Ya da sadece rastgeldiğinden... 


... ...Olsa bari benzeri duygularla tedirgin,  Sizdekini yaşamış  Birkaç kişi.  Işıktasınız seçilmiyor,  Karanlıkta hepsi.  
Okudunuz,  Bittiğine memnun,  Anlamamış;  Bozuk paralar gibi düşer önümüze  Alkış.  
Gördünüz işte yerde  Çürük domatesler gibi ezik,  Avuçlarda mıncıklanmış kalbiniz.  Büyürken leke ince ipekte,  Yeniden eğildiniz! Behçet Necatigil




13 Yorum:

  • ikisatirdokturmelik dedi ki...

    "Icimden konustugum " muhabbetler.... ne guzel ifade etmissin....
    sanki biraz huzunlu,biraz sitemli...
    Ben isterimki; bir bakisimda, bir dudak kivrimindan yada kasin ufak bir hareketinden konusmadan anlasin beni , cayimi payladigim yani basimdaki..
    pek guzel olmus...
    sevgiler...

  • Demlikalem dedi ki...

    Allah da cok sevsin seni, beni. Bilmukabele Mumine Annem..

  • Demlikalem dedi ki...

    Allah da cok sevsin bizi Sevgili Emine, bilmukable...

  • Demlikalem dedi ki...

    Sukur ki cayini paylastigin biri var yanibasinda... Diledigin de olur zamanla ins. Sevgiler benden de, tesekkurler Ebru.

  • aileBiz dedi ki...

    Daha yeni tanıyorum ama bende sevdi hemencik.. Aha yazmış diye okuyuveriyorum..

  • sevilay dedi ki...

    ruhu dinlendiren ne güzel cümleler...allah a emanet olun...

  • Hacer Yavuz dedi ki...

    Çay eşliğinde okudum:) sitenize katılıyorum ,banada beklerim
    http://demodeyiz.blogspot.com/

  • Demlikalem dedi ki...

    Tesekkurler Sevilay, hepimiz Allah'a emanet...

  • Demlikalem dedi ki...

    Afiyet, sifa olsun Hacer. Eelbette :)

Yorum Gönder

 

©Copyright 2011 Demlikalem | ...