YENİ ARKADAŞIM

Perşembe, Şubat 9 1 Yorum


Nihayet tekneyi, kitreyi, boyaları, fırçaları, kağıtları çıkardım meydana.
Kaligrafide yol katedebilirim ümidiyle epey uğraştım, uğraşıyorum da.
Ama yok benden çıkmaz usta, olurum hasta.
Yine de oyalanıyorum işte yazıyla, arada sırada.
Dedim bi de ebrunun tadına bakayım.
Hem Erica'ya da gösteririm azıcık, eğer becerebilrisem birazcık.


Velhasıl kurdum düzeneği bir gece. Tabi suyu önceden hazır etmiştim.
Suyun üzerine düşen damlaların genişleyip bir noktada durması, o bir dokunuşla renk cümbüşü olması...
Sanki bir damla boya değil de parmaklarımın ucunda canlı bir şey varmış da ben dokundukça canlanıyor, hayat buluyormuş gibi hissettim.
İki büklüm olmaktan belim ağrısa da, öyle huzurlu bir yorgunlukla yattım ki...
İlk hafta çocuklar uyusun da gecelere akayım diye dört gözle bekledim akşam olmasını. 

Sonraki hafta Erica'yla birlikte yaptık ebru. Eşim de çocukları alıp markete gitti bu süre zarfında. Geldiğinde " e siz hala devam ediyorsunuz" diye, onlar gelen kadar toplayacağımızı sandığını ifade etti. Dedik bırakamadık.
Bu arada bizim korsanlar masayı kuşatmışlardı bile şimşek hızıyla.
Bir de Erica'ya anlatırken ebru nedir, kim yapar, neden yaparlar, nerden çıkmış bu diye, bir kaç video da seyrettik. Ben de sanki bi şey içmişim gibi-afedersin- herkese kucak açarak, gelin gelin herkes gelsin, ebru yapsın, şekil yapsın, suyun üzerinde dans etsin edasıyla çocukları uzaklaştıramadım.  Mest olmuştum çünkü.
Kendi yaptıklarımızı seyretmekten değil de dinlediklerimizden ve işin ehli üstadların yaptıklarını seyretmekten.

Neticede Meralim de ilk ebrusunu yapmış oldu.
Harunum da kitreyle değil ama fırçalar ve boyalarla tanışmış oldu. O daha ziyade ellerini boyamaktan zevk aldı kocaman fırçalarla.
Erica da çok sevdi. Onun yaptıklarını kurutup, ütüleyip iki gün sonra verdim. Gözlerinin içi gülüyordu.


Bu arada kaligrafileri neye yazıp buradaki arkadaşlarımıza hediye etsem diye kara kara düşünürken, ki beyaz kağıda öylece isim yazıp vermek bana göre hoş olmazdı, yaptığım ebruların üzerine yazmaya karar verdim.

Hatalı bir kaç ebrudan da Erica'nın arkadaşlarına kitap ayıracı yapmayı teklif ettim.
Böylelikle, lisede tanıştığım, üniversitede selamlaştığım ebruyla, Alaska'nın karlı gecelerinde arkadaş olmuş oldum. Nerden nereye...
Velhasıl, tadımlık değilmiş, hele doyumluk! Bilmiyorum doyan varmıymış...

1 Yorum:

  • Sıla dedi ki...

    Ebru kursuna gitmiştim ben de.Özellikle renklerin suyun üzerine düşerkenki hali çok mutluluk veriyor insana.Ebru'ya devam edebilmeyi çok isterdim,hala da nerede ebruya ilgili bir şey görsem televizyonda internette ilgimi çeker.

Yorum Gönder

 

©Copyright 2011 Demlikalem | ...